Sefiller – II. Bölüm

Sefiller – II. Bölüm

M. Myriel, halk arasında Monseigneur Bienvenu lakabıyla tanınırdı ve piskopos olarak bu unvanı taşımaya layık görülmüştü. ayatındaki sadelik ve yardımseverliği onu toplumun sevgilisi yapmıştı. Onun gözünde insanlara yardım etmek bir görevden öte, varoluşunun bir parçasıydı. Digne Piskoposluğu Sarayı, Digne Hastanesi'ne bitişik olarak yer alıyordu.…

Eylül…

Eylül'de her yaşlı ağaç gibi yapraklarımız sararacak ve olgunlaşacağız... Ekimde yapraklarımızı dökerek dertlerimizen birer birer kurtulacağız... Kasımda çırılçıplak olacağız annemizden Dünya'ya geldiğimiz gibi... Aralıkta üzerimize kar taneleri yağacak Üşüyeceğiz ve öldüğümüzü düşüneceğiz... Ama yeniden doğacağız... Ocakta üzerimizdeki kar örtüsü daha da kalınlaşacak. Umutlarımız kalmayacak…

H.

Her sabah pencereme gelen bir serçe... Her öğlen uğurlamak için havlayan bir köpek... Her akşam dükkanın önüne gelen kedi... Her gece üstümü örten bir anne... Her gün yolunu gözleyen bir arkadaş... Gözlerini kapatmadan önce gördüğün son şey... Ayakkabına yanlışlıkla basan biri... Ne ve kim…

Sana Bakıyorum…

Sana bakıyorum…Gözlerin ağlamaktan kızarmış..Yanakların kimse öpüp dokunmadığı için sertleşmiş.Ellerin kimse ellerini tutmadığı için soğuklar.Ayaklarına bakıyorum kimse senle beraber yürümediği için ayakların birbirine dolanmış...Dudakların seven biri tarafından öpülmediğin için kurumuş…Ve sırtına bakıyorum…Sırtın kamburlaşmış…Sırtında geçmişten çok hatıra var…Ve arkana geçiyorum sırtındaki tüm hatıraları alıyorum…Ve bakmayı bırakıp,Kimsenin…

Üşüyorum…

İlkbahar yağmurlarında kalbim kaç defa ıslandı? Yaz güneşleriyle ıslanmış olan kalbim kaç defa kurudu? Sonbaharda kalbim ağaçların dökülen yapraklarıyla kaplandı. Kışın kalbim yağan karlarla dondu. Bembeyaz bir örtü kapladı üstünü... Üşüyorum ve artık nefes alamıyorum... Üzerimdeki beyaz örtü erimiyor. Bembeyazım... Ölüyorum ama huzurdayım... Bembeyaz…

5 Km….

1 Km Ellerin ellerime değiyor Düşüncelerini hissediyorum Hislerini kalbimle hissediyorum Özlemiyorum. 2 km Ellerin ellerimde değmiyor Düşüncelerin terk etmiş beni Hislerin savrulmuş bir köşeye Özlüyorum... 3 km Düşüncelerim kenetlenmiş sana karşı Hislerim zincirlenmiş sana karşı Yalnızlıkla pençeleşirken ruhum seni arıyor Bağıra,bağıra... 4 km Yoğun…

Papatya Yapraklı Bir Mezar

Aşk yağmurları, aşıklar için kıyafetlerimizi ıslatıyor. Seviyorum diyen her papatya yaprağı, sevenler için kopartılıyor. Aşık olanın gönül acısından anlayan gülün dikenleri, her aşığın eline batıyor. Acıları hafifleten şampanyalar, bütün dertliler için teker teker patlatılıyor. Yüreği fokur fokur kaynayarak demlenen çaylar ağızlarımız yana yana her…