Eylül…

Eylül'de her yaşlı ağaç gibi yapraklarımız sararacak ve olgunlaşacağız... Ekimde yapraklarımızı dökerek dertlerimizen birer birer kurtulacağız... Kasımda çırılçıplak olacağız annemizden Dünya'ya geldiğimiz gibi... Aralıkta üzerimize kar taneleri yağacak Üşüyeceğiz ve öldüğümüzü düşüneceğiz... Ama yeniden doğacağız... Ocakta üzerimizdeki kar örtüsü daha da kalınlaşacak. Umutlarımız kalmayacak…

H.

Her sabah pencereme gelen bir serçe... Her öğlen uğurlamak için havlayan bir köpek... Her akşam dükkanın önüne gelen kedi... Her gece üstümü örten bir anne... Her gün yolunu gözleyen bir arkadaş... Gözlerini kapatmadan önce gördüğün son şey... Ayakkabına yanlışlıkla basan biri... Ne ve kim…

Sana Bakıyorum…

Sana bakıyorum…Gözlerin ağlamaktan kızarmış..Yanakların kimse öpüp dokunmadığı için sertleşmiş.Ellerin kimse ellerini tutmadığı için soğuklar.Ayaklarına bakıyorum kimse senle beraber yürümediği için ayakların birbirine dolanmış...Dudakların seven biri tarafından öpülmediğin için kurumuş…Ve sırtına bakıyorum…Sırtın kamburlaşmış…Sırtında geçmişten çok hatıra var…Ve arkana geçiyorum sırtındaki tüm hatıraları alıyorum…Ve bakmayı bırakıp,Kimsenin…

Üşüyorum…

İlkbahar yağmurlarında kalbim kaç defa ıslandı? Yaz güneşleriyle ıslanmış olan kalbim kaç defa kurudu? Sonbaharda kalbim ağaçların dökülen yapraklarıyla kaplandı. Kışın kalbim yağan karlarla dondu. Bembeyaz bir örtü kapladı üstünü... Üşüyorum ve artık nefes alamıyorum... Üzerimdeki beyaz örtü erimiyor. Bembeyazım... Ölüyorum ama huzurdayım... Bembeyaz…

5 Km….

1 Km Ellerin ellerime değiyor Düşüncelerini hissediyorum Hislerini kalbimle hissediyorum Özlemiyorum. 2 km Ellerin ellerimde değmiyor Düşüncelerin terk etmiş beni Hislerin savrulmuş bir köşeye Özlüyorum... 3 km Düşüncelerim kenetlenmiş sana karşı Hislerim zincirlenmiş sana karşı Yalnızlıkla pençeleşirken ruhum seni arıyor Bağıra,bağıra... 4 km Yoğun…

Papatya Yapraklı Bir Mezar

Aşk yağmurları, aşıklar için kıyafetlerimizi ıslatıyor. Seviyorum diyen her papatya yaprağı, sevenler için kopartılıyor. Aşık olanın gönül acısından anlayan gülün dikenleri, her aşığın eline batıyor. Acıları hafifleten şampanyalar, bütün dertliler için teker teker patlatılıyor. Yüreği fokur fokur kaynayarak demlenen çaylar ağızlarımız yana yana her…

Ruh’un 0 Yaşında…

Sevmeyi öğrendin, ruhun bir yaşında Sevdin, ruhun iki yaşında Ayrılmayı öğrendin, ruhun üç yaşında Ayrıldın, ruhun dört yaşında Vazgeçmeyi öğrendin, ruhun beş yaşında Terk edildin, ruhun  altı yaşında  İhaneti tattın, ruhun yedi yaşında Aldatıldın, ruhun sekiz yaşında Ağlamayı öğrendin, ruhun dokuz yaşında Üşümeyi öğrendin,…

Güzel İnsan…

Sen rüzgar ol saçlarımı savur Serinlet kalbimi Sen yağmur ol Islat yüreğimi Sen kar ol Dondur hislerimi Sen güneş ol Isıt ellerimi Sen bulut ol Takip et ayak izlerimi Sen ay ol Geceleri yol göster Sen yıldız ol Aydınlat karanlık gecelerimi Güzel insan... Şair:Cansu…

İşte O Benim!

Bir ölüm düşün Papatya kadar güzel kokan Bir aşk düşün... Bir kırmızı gülün dikenleri kadar acıtan. Bir yürek düşün. Kaktüsün dikenleri üzerine batmış, Parçalanmış her yeri kan içinde. Bir insan düşün Bir deniz misali güzel ama Dalgaları yıkıcı olan Yazın insanları seven. Kışın insanlara…

Umudum Yok!

Soğuk bir kiş akşami Hala sevebileceğimi söylerken üşüyordum. Soğuk bir yaz sabahi Hala mutlu olacağimi söylerken ağlıyordum. Yağmurlu bir sonbahar gününde Ağaçlar usulca yapraklarini dökerken Altinda sirilsiklam olduğum yağmurda Hala bir umut olduğunu söylerken gülüyordum... Serin bir ilkbahar mevsiminde Bitkiler çiçek açarken Hala yalniz…