“Yine de tek başıma yaşayamazdım; bu yüzden metreslerin arkadaşlığını denedim. İlk seçtiğim Celine Varens’ti — bir insanın geçmişine dönüp baktığında kendinden tiksinmesine yol açan adımlardan biriydi bu. Sen onun nasıl biri olduğunu ve aramızdaki ilişkinin nasıl sona erdiğini zaten biliyorsun. Ondan sonra iki kişi daha geldi: biri İtalyan Giacinta, diğeri Alman Clara; ikisi de olağanüstü güzel sayılırdı. Ama bu güzellik birkaç hafta içinde benim için ne ifade edebilirdi ki? Giacinta ilkesiz ve hırçındı; üç ayda ondan usandım. Clara ise dürüst ve sessizdi; fakat ağırkanlı, düşüncesiz ve etkilenmezdi: zevkime zerre kadar uymuyordu. Ona saygın bir iş kurmasına yetecek miktarda para vermekten ve böylece kendisinden düzgün bir biçimde kurtulmaktan memnun oldum. Ama Jane, yüzünden anlıyorum ki şu anda benim hakkımda pek de olumlu bir fikir oluşturmuyorsun. Beni duygusuz, ahlakı gevşek bir hovarda olarak görüyorsun; öyle değil mi?”
“Gerçekten de, efendim, sizi bazı zamanlarda sevdiğim kadar sevmiyorum şimdi. Önce bir metresle, sonra bir başkasıyla yaşamak size en ufak bir yanlış gibi görünmedi mi? Bundan sanki son derece olağan bir şeymiş gibi söz ediyorsunuz.”
“Benim için öyleydi; ama bundan hoşlandığımı söyleyemem. Bu, alçaltıcı bir varoluş biçimiydi; asla geri dönmek istemem. Bir metres tutmak, bir köle satın almaktan sonra gelen en kötü şeydir: her ikisi de çoğu zaman doğaları gereği, her zaman da konumları bakımından aşağıdadır; ve aşağıda olanlarla içli dışlı yaşamak insanı küçültür. Şimdi Celine, Giacinta ve Clara ile geçirdiğim zamanın hatırasından nefret ediyorum.”
Bu sözlerin doğruluğunu hissettim; ve onlardan şu kesin sonucu çıkardım: Eğer ben, kendimi ve bana şimdiye dek öğretilmiş olan her şeyi unutacak kadar ileri gider; — hangi bahaneyle olursa olsun, hangi gerekçeyle olursa olsun, hangi ayartıyla olursa olsun — o zavallı kızların ardılı olursam, bir gün o da bana şimdi onların hatırasını kirleten duyguyla bakacaktı. Bu kanaati dile getirmedim: onu hissetmek yeterliydi. Kalbime kazıdım; zor zaman geldiğinde bana dayanak olsun diye.
