Ben Unuttum Her şeyi Biraz…

Ben unuttum her şeyi biraz... El ele tutuşmayı... Sarhoş olmayı... Sokaklarda aylak aylak yürümeyi... Gülmeyi... Sevmeyi... Aşık olmayı... Koşmayı... Hayal kurmayı.. Çocuk olmayı... Her şeyi unuttum ben Tekrardan öğret bana... Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk) (Boş KAFA)

Bir Hapishane…

Dudaklarımım dudaklarına hapsolduğu... Ellerimim ellerine hapsolduğu... Kalbimim kalbine hapsolduğu... Duygularımın duygularına teslim olduğu... Aklımın aklına hapsolduğu... Gönlümüm gönlüne teslim olduğu Bir hapishanedeyim.... Cezam müebbetlik... Suçum sadece sevmek... Suçum sadece gözlerine hapsolmak... Suçum sadece kalbine hapsolmak... Suçum sadece duygularına teslim olmak... Suçum sadece gönlüne teslim…

Bunun Adı Ne?

Giderken boynumda soğuk bir rüzgar esiyor... Kulağıma üzerine bastığım papatyaların acı çığlıkları geliyor... Burnuma hayat kokun geliyor... Ayaklarıma dikenler batıyor giderken... Aklım kurcalanıyor giderken... Ellerim kesiliyor yavaş yavaş senden giderken... Yüreğimden parçalar kopuyor sana doğru... Dönerken kulağıma papatyaların yaşam çığlıkları geliyor... Aklıma sevgi dolu…

Limanından Kalkan Küçük Kağıt Gemi

Küçük bir pencereden limanımdan kalkan gemilere bakıyorum... Onlara el sallıyorum küçük bir çocuk gibi... Kimi gözyaşlarımla kalkıyor limandan Kimi yaralayarak kalkıyor limandan Kimi sigara içerterek kalkıyor limandan Kimi şarkı söyleterek kalkıyor limandan Kimi mutlu edip kalkıyor limandan El sallıyorum onlara kalbi kırık bir küçük…

Ben bir şeyler bilirim….

Ben tek bir koyun bilirim... Uzandığımda gönlümde kuşlarin uçuştuğu... Kulagimi koyunca kulagima gelen kanat çirpiniş sesleri... Ben bir koku koklarim... Kokladigim da bayildigim sarhoş oldugum tek bir koku bilirim... Ben tek bir el bilirim... El eli tutunca ayaklarimin bağı kesilir... Kafamin içinde kuşlar uçuşur...…

Tanrı Gülüyor Halime Yukarıdan (?)

Ağlamak için bir omuzu İçini dökmek için bir dostu Sığınmak için bir insanı Saklanmak için boş kafaları Kaybolmak için aşkı Islanmak için yağmuru Olgunlaşmak için acıyı Kaçmak için ayaklarımı Sarılmak için kollarımı Yangını söndürmek için suyu Arıyorum.... Bütün sular tükenmiş Ayaklar yorulmuş Acılar acıtmıyor…

Bilmiyorum!…

Nasıl koşmalıyım kaçırdığım hayaller otobüsünü yakalamak için? Nasıl aşık olmalıyım kaçırdığım aşıklar durağını bulmak için? Nasıl sevmeliyim kaybedenler tarafında olmamak için? Nasıl bakmalıyım kaybettiğim umutlar durağını görmek için? Ne kadarını duymalıyım kaybettiğim çığlıkları duymak için? Ne kadar bağırmalıyım kaçırdığım hayatı durdurmak için? Ne kadar…

Erkek Dediğin;

Erkek dediğin, Fatih Sultan Mehmet gibi olacak Konstantinopolisi hiçbir şeye değişmeyecek Konstantinopolisi fethedebilecek... Erkek dediğin, lider olacak ama acımasız bir lider olmayacak... Erkek dediğin, tek renk olacak, değişmeyecek... Gerektiğinde masaya yumruğunu vurabilecek Gerektiğinde alttan almasını da bilecek Erkek dediğin, sakallı olacak Osmanlı Padişahları gibi…

Şahit Oldum…

Harflerin ağlattığına dilimle şahit oldum... Sözcüklerin erimesine ellerimle şahit oldum... Cümlelerin kaybolmasına ayaklarımla arkalarından koşarken şahit oldum... Sözlerin omurgaları kırdığına kulaklarımla şahit oldum... Şiirlerin insanları ameliyat ettiği ana gözlerimle şahit oldum... Şarkıların insanları yaşattığı ana ağzımla şarkıları söylerken şahit oldum... Ölüme, Omurga kırıklarına, Ameliyatlara,…

Tanıyamıyorum….

Vücudunu ezberledim... En hassas yerin kalbin Çünkü derin yaralarla kaplı ve dokunsan kanayacak. En derin yerin yüreğin Çünkü sonsuz bir sevgin var içinde. En acı yerin gözlerin. Çünkü geçmişin hala gözlerinde saklı. En güzel yerin aklın. Çünkü bütün Ali Cengiz oyunlarını o oynuyor. En…