Jane Eyre – Bölüm 26 (Sadece İki Sayfa)

Sophie sabah yedide gelip beni giydirdi: işi o kadar uzun sürdü ki, sanırım Bay Rochester benim gecikmemden sabırsızlanmış olmalı, yukarıya, neden hâlâ gelmediğimi sormak için haber gönderdi. Sophie, duvakımı (sonuçta sade, kare biçimli sarı tül) bir broşla saçlarıma tutturuyordu; ben de ellerinden olabildiğince çabuk sıyrıldım. “Dur!” diye bağırdı Fransızca. “Kendine aynada bak: daha bir kez […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 24 (Sadece İki Sayfa)

Onu önce ipek deposundan, sonra da kuyumcudan çıkarmış olmaktan büyük bir memnuniyet duydum; zira bana aldığı her şey, yanaklarımı utanç ve bir tür aşağılanma duygusuyla daha da fazla yakıyordu. Faytona yeniden bindiğimizde, bitkin ve ateşli bir halde geriye yaslanmışken, olayların karanlık ve aydınlık hengâmesi içinde tamamen unuttuğum bir şeyi hatırladım: Amcam John Eyre’ın Bayan Reed’e […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 24 (Sadece İki Sayfa)

O bana şaşkınlıkla baktı.“Bunu asla düşünemezdim,” dedi. “O gururlu bir adamdır; bütün Rochester’lar öyledir: ve babası, en azından, parayı severdi. Kendisi de hep ihtiyatlı biri olarak anılmıştır. Sizinle evlenmek mi istiyor?” “Bana öyle söylüyor.” Beni baştan aşağı süzdü; gözlerinde, önümdeki bilmeceyi çözmeye yetecek hiçbir çekicilik görmediğini okudum. “Benim aklım almıyor!” diye devam etti. “Ama sen […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 20 ( Sadece İki Sayfa)

“Evet efendim.” “Ve giyindin mi?” “Evet.” “O zaman sessizce dışarı çık.” Emrine uyup sessizce yürüdüm. Mr. Rochester galeride, elinde bir ışıkla duruyordu. “Seni istiyorum,” dedi, “şu yoldan gel: acele etme ve sessiz ol.” Terliklerim inceydi; paspaslı zeminde kedice sessiz adımlarla yürüyebiliyordum. O galeriden süzülerek merdivenlere doğru çıktı ve kaderin beklediği üçüncü katın alçak, karanlık koridorunda […]

Continue Reading

“Othello: Tragedyanın Derin Sularında Shakespeare”

Tiyatro denince akla gelen ilk isimlerden biri olan William Shakespeare’in yazdığı oyunlar, sadece sahnede birer eser değil, insan doğasının derinliklerine inen birer yolculuktur. Bu oyunlardan biri de “Othello” adlı trajedi. 1604 yılında Londra sahnelerine konuk olan bu yapıt, kıskançlık, aşk ve ihanetin labirentlerinde izleyicileri derinden etkileyen bir yolculuğa çıkarır. Othello’nun Dünyası: Aşk, Kıskançlık ve Irk […]

Continue Reading