Jane Eyre – Bölüm 20 ( Sadece İki Sayfa)

“Rochester neredeymiş lanet olası!” diye bağırdı Albay Dent. “Yatağında bulamıyorum onu.” “Buradayım! Buradayım!” diye karşılık geldi sesler. “Sakin olun: Geliyorum.” Ve koridorun sonunda duran kapı açıldı; elinde bir mumla Bay Rochester ilerledi: henüz üst katından yeni inmişti. Hanımlardan biri hemen yanına koştu; kolunu tuttu: Miss Ingram’dı bu. “Ne korkunç olay meydana geldi böyle?” dedi. “Konuş! […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 19 ( Sadece İki Sayfa)

“Kırın, efendim.” “İşte, o hâlde—‘Hadi bakalım, çekilin!’” Ve Bay Rochester kılığına bürünmüş halinden çıktı. “Şimdi, efendim, ne tuhaf bir fikir bu böyle!” “Ama iyi mi uygulandı, değil mi? Sizce de öyle değil mi?” “Hanımlarla iyi idare etmiş olmalısınız.” “Ama benimle değil mi?” “Benimle çingene rolünü oynamadınız.” “Hangi rolü oynadım peki? Kendi rolümü mü?” “Hayır; açıklanamaz […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 18 (Sadece İki Sayfa)

Thornfield Malikanesi’nde ne kadar neşeli günlerdi bunlar; aynı zamanda bir o kadar da yoğun: ilk üç ayın sessizliği, tekdüzeliği ve yalnızlığı altında geçirdiğim günlerle kıyaslanamayacak kadar farklıydı! Artık evin üzerinden tüm hüzünlü duygular silinmiş, kasvetli çağrışımlar unutulmuş gibiydi: her yer canlıydı, gün boyu bir hareketlilik vardı. Önceden sessizliğe gömülmüş galeriyi geçmek ya da bir zamanlar […]

Continue Reading

Jane Eyre Bölüm 17 (Sadece İki Sayfa)

“Gerçekten de geliyor—üç gün içinde, diyor; yani bu, perşembe günü olacak,” dedi. “Hem yalnız da değil. Leas Malikanesi’ndeki o görgü kurallarına pek düşkün kişilerden kaç tanesi onunla birlikte gelecek, bilmiyorum. En iyi yatak odalarının hazırlanması için talimat gönderdi; kütüphane ve salonlar baştan aşağı temizlenecek; George Inn’den ve Millcote’daki başka yerlerden mutfak için fazladan yardımcılar bulmam […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 15 (Sadece İki Sayfa)

“Hiç kıskandınız mı Bayan Eyre? Sanmıyorum. Aslında bunu sormama bile gerek yok; çünkü hiç âşık olmadınız. Bu iki duyguyu da daha yaşamadınız. Ruhunuz hâlâ uykuda. Onu uyandıracak o sarsıcı an daha gelmedi. Siz sanıyorsunuz ki hayat, bugüne dek gençliğinizin aktığı gibi sakin ve huzurlu bir şekilde akıp gider. Gözlerinizi kapamış, kulaklarınızı tıkamışsınız; akıntıya kapılmış gidiyorsunuz. […]

Continue Reading