Sefiller – Yedinci Kitap – X. Bölüm

Sefiller – Yedinci Kitap – X. Bölüm

Reddetme Sistemi Tartışmaların sonuna gelinmişti. Başkan, sanığı ayağa kaldırarak usul gereği sorusunu sordu:– Savunmanıza ekleyecek bir şeyiniz var mı? Adam, elindeki yıpranmış beresiyle oynuyor, sanki soruyu duymamış gibi davranıyordu. Başkan, soruyu bir kez daha yineledi. Bu sefer adam duydu. Anladığını belli eden bir hareket…
Sefiller – Yedinci Kitap – VII. Bölüm

Sefiller – Yedinci Kitap – VII. Bölüm

Yolcu, vardığı anda geri dönüş hazırlığı yapar. Akşam saat sekize doğru, izlediğimiz küçük araba, Arras’taki Posta Hanı’nın kemerli girişine yanaştı. Arabadan inen yolcu, han çalışanlarının telaşlı ilgisine kayıtsızca karşılık verdi, yardıma gelen atı geri gönderdi ve küçük beyaz atını kendi elleriyle ahıra götürdü. Daha…
Sefiller – Yedinci Kitap – IV. Bölüm

Sefiller – Yedinci Kitap – IV. Bölüm

Uykuda Acının Aldığı Biçimler Gece yarısını çoktan geçmiş, saat üçü vurmuştu. Beş saattir neredeyse hiç durmadan yürüyordu. Yorgunluktan bitap düşmüş bir halde, sonunda kendini bir sandalyeye bıraktı. Sandalyede uyuyakaldı ve bir rüya gördü. Bu rüya, çoğu rüya gibi, yaşadığı durumla belirsiz, uğursuz ve acı…
Sefiller – Beşinci Kitap – X. Bölüm

Sefiller – Beşinci Kitap – X. Bölüm

Başarı devam ediyordu. Kışın sonunda işten çıkarılmıştı; yaz geçip gitmişti, ama kış yeniden geri dönmüştü. Kısa günler, azalan işler. Kışta ne ısınma var, ne de ışık; öğle vakti kaybolmuş, akşam ise sabaha yakın bir zaman diliminde karanlık, sis ve alacakaranlık içinde kayboluyordu. Pencereler gri,…
Sefiller – Beşinci Kitap – VIII. Bölüm

Sefiller – Beşinci Kitap – VIII. Bölüm

Madame Victurnien, ahlaka her ay otuz beş frank harcıyordu. Fantine, bir sabah uyandığında, hayatının farkına vararak kısa bir mutluluk anı yaşadı. Çalışmak ve bu yolla geçinmek, ne büyük bir Tanrı lütfu! Gerçekten de çalışmanın tadı ona geri dönmüştü. Bir ayna almıştı, gençliğine, güzel saçlarına…
Sefiller – Beşinci Kitap – III.Bölüm

Sefiller – Beşinci Kitap – III.Bölüm

Laffitte’e emanet edilmişti. Yine de, o ilk günkü kadar sade ve mütevazı bir insan olarak kalmayı başarmıştı. Griye çalan saçları, derin bir ciddiyet taşıyan bakışları vardı. Teninin bronzluğu bir işçiye, yüzündeki derin çizgiler ise düşüncelere dalmış bir filozofa aitti. Üzerinde genellikle geniş kenarlı bir…
Sefiller – Üçüncü Kitap – VII. Bölüm

Sefiller – Üçüncü Kitap – VII. Bölüm

Tholomyès'in Bilgeliği Bazıları şarkı söylerken, diğerleri yüksek sesle sohbet ediyordu; herkes bir aradaydı, ama artık yalnızca bir kargaşa hüküm sürüyordu. O anda Tholomyès söz aldı: – Rastgele konuşmayalım, acele etmeyelim, diye haykırdı. Eğer parlak olmak istiyorsak, düşünerek konuşmalıyız. Aksi takdirde fazla doğaçlama, aklı boşuna…
Sefiller – Üçüncü Kitap – VI. Bölüm

Sefiller – Üçüncü Kitap – VI. Bölüm

Birbirine Tapmanın Anlatıldığı Bölüm Aşk sözleri, sofra sohbetleri kadar uçucu ve kısa ömürlüdür. Aşkın sözleri bulutlar gibi gelir geçer, sofra muhabbetleri ise duman misali kaybolur. Fameuil ile Dahlia, birlikte hafifçe bir şarkı mırıldanıyordu. Tholomyès, keyif içinde şarabını yudumluyor; Zéphine kahkahalara boğulmuştu. Fantine’in yüzünde ise…
Sefiller – Üçüncü Kitap – IV. Bölüm

Sefiller – Üçüncü Kitap – IV. Bölüm

Tholomyès’nin keyfi yerindeydi; neşesini daha da taçlandırmak istercesine, bir İspanyol şarkısına başladı. O gün, sanki doğa da tatile çıkmış gibiydi; baştan sona aydınlık ve neşeli bir şafak gibi… Saint-Cloud’nun bahçelerinden yayılan mis kokular, Seine’nin yumuşak esintisine karışıyordu. Yapraklar nazikçe salınıyor, dallar rüzgârla dans ediyor,…