Jane Eyre – Bölüm 25 (Sadece İki Sayfa)

“Ve bu düşler şimdi bile ruhuna ağırlık mı veriyor, Jane, ben yanındayken? Küçük, hassas yürek! O hayal görmüş kederleri unut; yalnızca gerçek mutluluğu düşün! Bana beni sevdiğini söyledin, Janet: evet—bunu unutmayacağım; hem inkâr da edemezsin. O sözler dudaklarında boğulup kalmadı. Onları açık ve yumuşak bir biçimde duydum: belki fazla ağırbaşlı, ama müzik kadar tatlı bir […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 24 (Sadece İki Sayfa)

O bana şaşkınlıkla baktı.“Bunu asla düşünemezdim,” dedi. “O gururlu bir adamdır; bütün Rochester’lar öyledir: ve babası, en azından, parayı severdi. Kendisi de hep ihtiyatlı biri olarak anılmıştır. Sizinle evlenmek mi istiyor?” “Bana öyle söylüyor.” Beni baştan aşağı süzdü; gözlerinde, önümdeki bilmeceyi çözmeye yetecek hiçbir çekicilik görmediğini okudum. “Benim aklım almıyor!” diye devam etti. “Ama sen […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 16 (Sadece İki Sayfa)

O uykusuz gecenin ertesi günü Bay Rochester’ı görmeyi hem çok istedim hem de bundan tedirgin oldum. Sesini tekrar duymayı arzuluyordum ama göz göze gelmeye cesaret edemiyordum. Sabahın ilk saatlerinde, her an çıkıp gelecekmiş gibi bir beklenti içindeydim. Gerçi okul odasına pek uğramazdı, ama ara sıra birkaç dakika uğradığı da olurdu. O gün kesin geleceğini hissediyordum […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 15 (Son İki Sayfa)

Elini uzattı; ben de kendi elimi ona verdim. Önce bir eliyle tuttu, sonra her iki eliyle kavradı. “Hayatımı kurtardınız; size böylesine büyük bir borçlu olmak bana tuhaf bir haz veriyor. Daha fazlasını söyleyemem. Bu kadar derin bir minnetin alacaklısı olsaydım ve bu kişi sizden başka biri olsaydı, bunu asla kabullenemezdim; ama siz… Siz farklısınız. Sizin […]

Continue Reading

Jane Eyre – Bölüm 14 ( Sadece İki Sayfa)

“Pişmanlık onun çaresi denir, efendim.” “Hayır, pişmanlık çare değildir. Belki insan kendini düzeltirse bir çare bulunur; ve hâlâ kendimi düzeltecek gücüm var—eğer… Ama neye yarar ki düşünmek? Böylesine zincire vurulmuş, böylesine yük altında, böylesine lanetlenmişken? Üstelik, madem bana mutluluk sonsuza dek yasaklandı, o zaman hayattan zevk almaya hakkım var: ve o zevki de, ne pahasına […]

Continue Reading