Hayalperest Çocuk…

Yorgun yüzlere,titrek gölgeler çizildi... Bir mağaranın duvarına... Ufak bir çocuk hayalperestliğiyle doldurdu taş duvarları... Anılarını,mutluluklarını çizdi... Korkak yüzlere,sevgili gölgeleri çizdi... Taştan duvar,bembeyaz bir sayfa.. Hayallerle dolu bir mağara, Taşa uzanıp izlediği kutup yıldızı, Mağaranın küçük penceresi içeriyi ışıkla dolduruyor... Işık ve sevgi... Hayalperest çocuk…

“Ben Suçsuzum”

Umutlarımı koydum önüme.... Boş bir kavanoz.Evet boş bir kavanoz... Sevgi taneciklerini yanıma aldım... Dolu bir bavul...Aşk için... Hüzün yağmurlarıyla yıkandım... Kırık bir kalp...Yeniden kan depoluyor.. Sevinçlerimi giyindim... Kırmızı bir elbise...Esaretin rengimi c'esaretin rengi mi? Hayatı ayaklarıma giydim... Beyaz bir ayakkabı.Tertemiz ve pisletilmeyi bekliyor... Tecrübelerimi…

Uyanarak…

Aç bir çocuğun yüreğinde pervasızca uçan bir acıdır bu... En büyük haykırıştır... Kalk uyan en büyük uykularından Bak ne oluyor? Dünya dönüyor pervasızca Dur..Pervasızca.. Dönme,ses çıkarma,gözlerimi kapatıp uyacağım ben... En büyük kabuslardan Acılardan,hayattan Uyuyarak kurtulamazsın aç çocuk.. Nasıl kurtulursun bilir misin? Uyanarak ... Dünya'yı…

Kalbimizin Katiline Muhtacız…

Hasta olan yüreklerimiz sevgiyle iyileşmeyi bekliyor... Yaralı olan kalbimiz katil olan aşkı unutmaya çalışıyor... Sevgiyle iyileşen yüreklerimiz yeni aşklara yelken açıyor yavaş yavaş... Kalbimiz yeniden üzülmelere hazırlanıyor... Aşkımız Kalbimizin hem ilacı hem de katili... Ona Muhtacız... Şair:Cansu Porsuk(Mutlu Çocuk) [polldaddy poll=9048934]  

Kapkaranlık Bir Hayat Ne Yaparsın?

Kör bir insana yaşamayı nasıl öğretirsin? İlk önce sevgiyi öğretirim ki mutlu yaşasın... Üzülmeyi öğretirim,her mutlu sonda bir hüzün vardır... Sinirlenmemeyi öğretirim,öfkeyle kalkan zararla oturur... Sabrı öğretirim ki,beklemeyi bilsin... Sonra ömrü öğretirim,her canlı bir gün ölümü tadacaktır sonuçta... Yürümeyi öğretirim ani kararlar verip topallamasın…

Bazen…

Bazen seni seviyorum diyemezsin de başka şeyler söylersin... Kendine dikkat et,üşütme,hasta olabilirsin... Yağmurlu havalarda şemsiyesiz çıkma ıslanırsın... Yemek ye aç kalırsın... Bazen aşığım diyemezsin de aşık olduğunu belli etmeye çalışırsın... Onu güldürmeye çalışırsın... Adının sonuna -cım -cum ekleri getirirsin Canım dersin...(Aşkım diyemezsin...) O üzgün…

Aşk Bir Rüya…

Önümde kalp kırıntıları… Elimde aşk çerezleri… Kalbimde aşk acısı… Yüreğimde bir soğuk buz… Tekrar sevebilir miyiz herkesi Tekrar ve En baştan Bu acı oyunu oynayabilir miyiz? Kazanan aşk olsa bile… Aşk bir rüyaydı… Uyandık geçti bitti…. Bir daha görmek dileğiyle iyi uykular… Şair: Cansu…

Sanırım Çocuk…

Küçük yüreklere büyük sevdalar… Küçük kalplere büyük aşklar… Küçük ellere ağır yükler Küçük ayaklara yorulacağı yollar Yüklendi bu küçük aşk oyununda… Yüreklerimizin mevsimi hep sonbahar oldu… Kalbimizin mevsimi hep kış oldu…. Ve sanırım çocuk yorulduk sevmekten ya da beceremedik en kolay oyunu… Ne dersin?…

Bir Aşk…

Hissedebildiğin kadar yakınım ,sarılabileceğin kadar uzağım Sevebildiğin kadar yakınım ,sevgili olabilecek kadar uzağım Aşık olduğun kadar yakınım,aşık olacağım kadar uzağım Rüyalar kadar yakınım,hayaller kadar uzağım Sana 4 kelime bir sözcük, bir harf,bir şiir,bir aşk... Bir roman...Bir Ömür...40 Yıllık Şarap... Yürüyebildiğin kadar yakın,yorulduğun kadar uzak…

Usta Bir Boyacı!..

Siyah bir çarşaf çektim umutsuzluklara... Yastığımı ikiledim mutluluklara... Dik bir şekilde yattım ayrılıkların üzerine... Hüzünlerin üstüne,ağlayan gözlerime kap kalın bir yorgan örttüm... Kabuslarla uyanmamak için gözlerime mil çektim... Sanırım uyurken camları açık unutmuşum ve hüzünlerin üzerini iyi örtememişim... Üşüyorum...Camları kapattım,üstüme yorgan çektim ama hala…