Sanırım Çocuk…

Küçük yüreklere büyük sevdalar… Küçük kalplere büyük aşklar… Küçük ellere ağır yükler Küçük ayaklara yorulacağı yollar Yüklendi bu küçük aşk oyununda… Yüreklerimizin mevsimi hep sonbahar oldu… Kalbimizin mevsimi hep kış oldu…. Ve sanırım çocuk yorulduk sevmekten ya da beceremedik en kolay oyunu… Ne dersin?…

Bir Aşk…

Hissedebildiğin kadar yakınım ,sarılabileceğin kadar uzağım Sevebildiğin kadar yakınım ,sevgili olabilecek kadar uzağım Aşık olduğun kadar yakınım,aşık olacağım kadar uzağım Rüyalar kadar yakınım,hayaller kadar uzağım Sana 4 kelime bir sözcük, bir harf,bir şiir,bir aşk... Bir roman...Bir Ömür...40 Yıllık Şarap... Yürüyebildiğin kadar yakın,yorulduğun kadar uzak…

Usta Bir Boyacı!..

Siyah bir çarşaf çektim umutsuzluklara... Yastığımı ikiledim mutluluklara... Dik bir şekilde yattım ayrılıkların üzerine... Hüzünlerin üstüne,ağlayan gözlerime kap kalın bir yorgan örttüm... Kabuslarla uyanmamak için gözlerime mil çektim... Sanırım uyurken camları açık unutmuşum ve hüzünlerin üzerini iyi örtememişim... Üşüyorum...Camları kapattım,üstüme yorgan çektim ama hala…

Kü-çük Bir Mes-ne-vi…

Kalbimde sen atıyorsun... Yüreğimde sen ağlıyorsun... Heyecanlandığımda sen heyecanlanıyorsun... Yürüyünce sen yürüyorsun... Ve koşunca soğuk bir aşkın kıyısına beraber koşuyoruz elimizde aşk kadehleriyle içindeki mutlulukları(şarap) dökmeden... Sevince sen seviyorsun... Aşık olunca sen aşık oluyorsun bende aşık olan kalbimi izliyorum bir filmin hiçbir noktasını kaçırmayan…

Sobe…(Deve kuşları saklambaç oynuyor…)

Kimden saklanıyoruz? Şoförü olduğumuz hayattan mı? Gönlümüzü kaptırdığımız freni patlak aşktan mı? Oynadığımız oyunda mızıkçılık yapan gerçeklerden mi? Kimden saklanıyoruz? Kiminle saklambaç oynuyoruz? 50'ye kadar gözünü kapatıp sayan kim hayat mı? Aşk mı? Gerçekler mi? Nereye saklanıyoruz? Gerçeklerden kaçıp yatağın altına mı saklanıyoruz? Aşktan…

Bir Şiir Yazdı Şair…

Gönlü zengin kafiye... Alçak gönüllü redif... Zayıfı güçlü yapan teşbih... Hep yalan söyleyen istiare... Cimri hece ölçüsü... Anlamı hiç bilinmeyen arapça -farsça tamlamalar... Özel beyitler için mazmunlar... Kadınlar için gazel... En güzel kadın beytül gazel... Egolamanlar için kasideler... Kötüler için hiciv şiirleri... Aşk için…

Damla Sakızı(Falım,Hayal,Hayat…)….

Damla sakız hayallerimiz... Çiğneyip çiğneyip tadı kayboldu diye çöpe attığımız hayallerimiz... Balon yapıp patlattığımız gerçeklerimiz... Sigara dumanını üfürdüğümüz tozlu dumanlı hayat sahamız.... Bir türlü vazgeçemediğimiz nikotin(hayat) Biraz Malbro,Biraz Winston ver bakkal amca... Kaybolan hayallerimize içelim bu sefer de... Naneli sakızlarımız acı gerçeklerimiz... Bir türlü…

Sahi Neydi Aşk?

Aşk, her şeye rağmen sevmekti Aşk, 1 haftalık ömrü kalan kelebekti... Aşk, mükemmel bir savaşçıydı... Aşk,siyaha boyanan ayrılık duvarlarını ,pembe aşklara boyamaktı... Aşk,kırmızı renk elbisesi olan,elinde bir gül tutan,aklında hüzün dolu hikayeler olan bir kadındı... Aşk,her zaman kurulan hayaldi ve hiç gerçekleşmeyen... Aşk,Einstein parçalayamadığı…

Eskici…

Eski bir telefon numarasını arar gibi bir şeyleri arıyorum... Sevginin sonbaharda yapraklarını döktüğünü söylüyorlar... Geç kaldın bir daha ki sonbaharı bekle diyorlar... Mutluluğun da bir rüzgarın gemisine binip gittiğini söylüyorlar... Merhameti arıyorum onun yıldızların yanında olduğunu söylüyorlar... Oraya git diyorlar. Uzaya Uzaya... Sohbetin eski…

Tamirci Çırağı…

Küçük bir siluet Biraz kırgın daha çiçek açmamış... Dilsiz bir siluet... Çırak... Bir bardak dolu tecrübe... Bir ekmek kırıntıları üzüntü... Bir çiçek mutluluk... Küçücük eller... Küçücük parmaklar... Minik bir siluet... Küçük bir çehre Çiçekli bir sima Hayatın tamirci çırağı Elleri kömür karası Yıldızlar,tornavidalar... Her…