Değişimi Kendinizde Başlatın!..

Çocuklarımıza asosyal olduklarını söylüyoruz.Ama bunları söylerken bizimde 24 saat televizyonun başında olduğumuzu unutuyoruz.Çocuklarımıza bağımlı olduklarını söylüyoruz.Ama bunu söylerken kendimizin televizyona veya sigaraya ne kadar bağlı olduğumuzu unutuyoruz.Çocuklarımızı akşama kadar odalarına tıkılıp kaldıklarını söylüyoruz.Ama şöyle bir dönüp kendimize baktığımızda biz akşama kadar oturma odasında tıkılıp…

Kalkmadınız,Ölmediniz,Saklanmadınız,Korkmadınız,Olmadınız Bilemezsiniz ve Savaş Nasıl Güzel Olabilir?…

Bomba sesleri,silah sesleri,düşmanların konuşma sesleri…Savaştayız.Her bomba sesi duyduğumda koltukların arkasına kaçıp köpeğime sarılarak oarda kalmak.Her silah sesi duyduğumda öleceğim korkusuyla sevinçle gökyüzüne bakamamak.Her gün kapımı çalan düşman askerleri beni bulmasın diye korka korka saklandığım yerler…Savaşın bir insanı korkak yaptığı…Savaşın bir insanın içindeki yaşama sevincini…

Bir Görme Engellinin Günlüğü…

Arkadaşlarım benimle dalga geçiyorlar çünkü ben körüm...Göremiyorum.Yaşama sevincimi kaybettim.Artık dünya bana kapkaranlık gözüküyor.İnsanlar artık üzerlerine giydikleri iyi insan kıyafetlerini çıkarmışlar ve üzerlerine kötü insan kıyafetini giymişler.İnanın hiç yakışmamış.Değiştirin kıyafetlerinizi ve bana yaşama sevincimi tekrar verin.Bugün camdan bakasım geldi cama doğru yöneldim,gördüğüm her yer kapkaranlıktı…

Bir Fincan Acı Bir Kahve…

Bir fincan acı bir kahve getirin bana.İçine bütün güzel hislerinizi koyarak yapın ki o kahveyi içerken içimdeki bütün hüzünlerimi unutup mutlu olayım."Gel dostum ayakta kaldın sende otur yanıma sana da bir acı kahve söyleyin mi dertlerine deva olur he"."Bana da acı bir kahve abininkinden…

Ağlamak,Üzüntünün,Sinirin,Aşkın,Hayatın Zorluklarının Çıkışıdır…

Gözlerinden yaşlar akar yavaş yavaş yüzünden aşağıya doğru iner,burnun akar inceden inceye,bir hıçkırık yükselir yukarıya ve hıçkıra hıçkıra ağlarsın.Ve ağlayınca herkes etrafına toplanır ne oldu niye ağlıyorsun diye hemen lavaboya götürürler seni bir su vururlar yüzüne.Ağlamaman için ,mutlu olman için sanki karşındaki insanlar şair…

Gökyüzünde Mutlu Bir Tablo…

Gökyüzüne bakıyorum,kararan bulutlar,güneş yavaş yavaş sarı olan rengini kırmızıya bırakarak yavaş yavaş denizin üzerinde batıyor ve güneşin ışıkları denizin üzerine yansıyor.Bu güzelim manzarada bir şey eksik.Ne diye soracak olursanız?Tabi ki de kutup yıldızı eksik.Merak etmeyin onlarda geliyorlar şimdi.Gökyüzü kapkara oluyor ve güneş gidip yerini…

Denizdeki Her Dalga Bir Çırpınış Birer Ümit…

Denizin hırçın dalgaları kayalara vururken balıkçılar balık tutuyor.Ve her dalga aslında bir çırpınışı simgeliyor.Tutulan her balık da zaferi simgeliyor.Bembeyaz,mavi bir zafer bu.Balık tekneleri balık tutarken denizin kenarında yürüyen ufak tefek insanlar var.O insanların da umutları,zaferleri var...Denizin hırçın dalgası bir kez daha vuruyor bu sefer…

Soğuk Bir Mart Akşamı İnsanlar Dostluğu Arıyorlar…

Soğuk bir mart akşamı yalnız kalmış insanlar.Hep birilerine kızmaktan dostlarını kaybetmişler ve şimdi onları arıyorlar.İnsanlar bazı şeylerin farkına kaybedince varıyor ama çok geç oluyor.Kazanmak için ne yapsan da boş bir kere kırdıysan o kalbi sen bittin onun için.Öyle şimdi.Belki de içimizdeki ön yargıdan dolayı…

Özgür Müsün,Yoksa Köle misin İnsanlar?

İnsanlar her zaman özgür müdür sorusuna verilecek  tek cevap hayır.İnsanlar ancak kendi kararlarını,kendi istediklerini,kendi hayatlarını yaşadıkları zaman özgürdüler.Şimdi bütün insanlar birer köledir.Kimin kölesiydi derseniz,paranın,Dünya'nın,bazıları da insanların kölesi olmuştu bu dünyada.Hiç kimse kendi kararlarına önem vermiyordu,hep başkası ne derse onu yapıyorduk.Bir kerede inat olsun diye…