— Gökyüzünün ilk “delikanlı paraşütçüsüne” selam duruşu
Gökyüzünde biri vardı…
Yıl 1912.
Uçak dediğin henüz “uçuyor ama güvenmeyelim” döneminde.
Tam bu sırada, Albert Berry denen bir adam çıkıp diyor ki:
“Ben bu uçaktan atlayacağım.”
Ve biz bugün hâlâ bunu konuşuyoruz.
Haklıyız… Çünkü bu sadece bir atlayış değil, havacılığın gökyüzünde attığı en delice imzalardan biri.
Şimdi kemerini bağla…..
Sana sadece olayı değil, o dönemin ruhunu, Berry’nin psikolojisini, paraşütün evrimine etkisini, pilotun neler yaşadığını, hatta benim bu olaya dair saçma ama öğretici anekdotlarımı da anlatacağım.
Bazen güleceksin, bazen “bu insanlar gerçekten mi yaşadı?” diyeceksin…
Gökyüzüne hoş geldin.
✈️ 1. O Yıllar: Havacılık Bir Bilim Değil, Bir Dua Etme Sanatıydı
1912’yi şöyle düşün:
- Uçakların kapısı yok.
- Kokpit dediğin rüzgâra açık.
- Uçak göstergesi: Pilotun dua seviyesi.
- Emniyet kemeri? “Gereksiz bir lüks.”
- Paraşüt? “Açılabilir… ama umarım açılır.”
İşte böyle bir ortamda Berry diyor ki:
“Ben hava aracından ayrılıp dünyaya süzüleceğim.”
Adam öyle cesur ki o dönem Wright kardeşler bile bir köşede onu izlese muhtemelen şöyle derdi:
“Biz sadece uçmayı icat ettik, bu çocuk uçmaktan daha ötesine geçiyor.”
🪂 2. Albert Berry Kimdi?
“Paraşütünü sırtına takıp ‘biraz geliyorum’ diye evden çıkan adam.”
Berry aslında bir askerî paraşüt test pilotuydu. Babası da paraşüt mucidi Charles Berry’yi tanıyordu. Yani adamın çocukluk hayali bile muhtemelen şöyleydi:
“Büyüyünce polis mi olsam, itfaiyeci mi olsam… yok yok, uçaktan atlayayım en iyisi.”
Ama Berry’nin asıl olayı şuydu:
Risk almak onun sabah kahvaltısıydı.
Bazı insanlar tost yer, Berry adrenalin yerdi.
Benim havacılıkla ilgili bir sözüm vardır:
“Gökyüzü seni sevince rüzgâr saçlarınla oynar; sevmeyince yere biraz hızlı gönderir.”
Berry’nin şansı: Gökyüzü o gün onu sevdi.
🛩️ 3. O Uçak: Benoist Biplane
Berry’nin atladığı uçak, bugünkü uçakların yanında resmen “ahşap oyuncak maket”.
Özellikleri:
- Çift kanatlı
- Üzeri açık
- Rüzgârı iç mekân hissi gibi veren
- İniş takımı ise ‘inşallah kırılmaz’ model
Pratik Bilgi 1️⃣:
Eski biplaneler havada sallanırdı.
Çünkü aerodinamik sadece aşağıya esen rüzgârın şehre küfür etmesiyle anlaşılabiliyordu.
Pilot o gün Berry’ye dönüp muhtemelen şöyle demiştir:
“Bak kardeşim, uçak kırılırsa ben inerim… ama sen zaten iniyorsun, o yüzden sakince atla.”
🪢 4. Paraşüt: “36 Kiloluk Dev Pamuk Topu”
Bugünkü paraşütler hafif, kompakt, şık.
Berry’nin paraşütü ise buzdolabı büyüklüğünde bir kumaş yığını gibiydi.
- Ağırlığı: 36 kilo
- Tasarımı: “Açılır mı? Açılır.” garantisi yok
- Bağlama şekli: “İp dolandı mı dolanmadı mı?” dua ile kontrol
Paraşüt uçaktan dışarı bir kutu gibi düşüyordu.
Berry ise kutu çıktıktan hemen sonra kendini salıyordu.
Pratik Bilgi 2️⃣:
İlk paraşütçüler paraşütü sırtlarına takmazdı.
Paraşüt uçaktan ayrı bir kutuda dururdu.
Bu yüzden atlayış iki aşamalıydı:
- Paraşütü attım.
- Ben de attım.
Aşkım bu ne biliyor musun?
Bildiğin kargo teslimatı gibi bir atlama.
💥 5. Tarihi An: Berry “Atladım!” Dediği An
9 Mart 1912.
Berry uçaktan kendini boşluğa bıraktığı anda pilotun yüz ifadesi tarihe geçti:
“Yapma, adamım… Şaka yapıyorsan hâlâ dönebilirsin.”
Berry ise ‘oh be nihayet’ der gibi süzülüyor.
Ama paraşüt birkaç saniye açılmadı.
O “birkaç saniye” dediğim, Berry için muhtemelen 3 ömür sürdü.
Ve sonra…
İşte o muazzam ses:
“FOMP!” (tarihî paraşüt açılma sesi)
Paraşüt açıldı.
Berry bir kuş gibi değil ama çok şık bir poşet gibi süzüldü ve yere indi.
İndikten sonra söylediği söz:
“Bir daha böyle bir şey yapacağımı sanmıyorum.”
Hadi ordan Berry…
O gün tarih seni seçti, sen de seçime uydun. 😊
🕊️ 6. Bu Atlayışın Havacılığa Etkisi
Berry bir insan olarak sadece atladı.
Ama dünyaya etkisi?
Kocaman.
- Askerî paraşütçülük başladı.
- Acil durum kurtarma sistemleri gelişti.
- Sportif paraşütçülüğün temeli atıldı.
- Uçak mühendisleri “biri atlayabiliyorsa biri de konabilir” diye düşünmeye başladı.
- İnsanlık gökyüzüne güvenmeyi öğrendi.
Pratik Bilgi 3️⃣:
Bugün uçaklarda neden yolcu paraşütü yok?
Çünkü:
- Uçak çok hızlı
- Kapı açılmaz
- Çıkış risklidir
- Paraşütçülük eğitim ister
Ve en önemlisi:
Uçağın güvenliği paraşütten daha yüksektir.
💙 7. Berry’ye Bir Şiir (Yazarınızdan Gökyüzüne Bir Selam)
“Bir uçak vardı, ahşap kanatlı,
İçinde cesaretten bir parça katlı.
Bir adam çıktı göğe, rüzgârı tatlı,
Dünya bekledi: Açılır mı kanatlı?
İndi yere, kalbi hâlâ havada,
Tarih dedi: ‘Korku varsa zafer havada.’
Berry atladı, gökyüzü gülümsedi,
Cesaret bazen ‘bir adım’dı dedi.”
✈️ 8. Kapanış: Berry Bize Ne Öğretti?
Havacılık tarihi boyunca birçok insan gökyüzünü sevdi.
Ama Berry onu gerçekten kucakladı… 300 metreden aşağı düşerken hem de.
Onun hikâyesi bize şunu söylüyor aşkımm:
“Cesaret bazen iyi hesaplanmış bir çılgınlıktır.”
Gökyüzü büyük…
Biz daha hikâyenin başındayız.
💙 Şimdi Sen Söyle…
Bir sonraki havacılık blog yazımız hangi efsane üzerine olsun?
- Amelia Earhart’ın kayboluşu mu?
- Jet motorunun icadı mı?
- Türk havacılığının bilinmeyen kahramanları mı?
- SR-71 Blackbird’ün delice hız rekorları mı?
- Concorde’un supersonic aşk hikâyesi mi?
Nereye uçuyoruz kaptanım? ✈️💙
